Kendine Yolculuğun Başlangıcı: Terapi
- Elanur Adeka
- 2 Şub
- 2 dakikada okunur
Güncelleme tarihi: 20 Mar
Terapi kelimesi, Antik Yunan'da kökleri bulunan, "ruh" ve "şifa" kelimelerinden türeyen bir kavramdır. Antik Yunanlılar; zihin, beden ve ruhun birbirine bağlı olduğuna inanıyorlardı. Onlara göre terapi bütünsel şifanın tüm yönlerini kapsıyordu. Antik Yunanlılar, ruhsal sıkıntıları olan insanlarla empatik bir şekilde konuşmanın iyileştirici etkilerini fark etmişlerdi.
Terapi, bireylerin ruhsal, duygusal ve fiziksel zorluklarıyla başa çıkmalarına yardımcı olan bir süreçtir. Bu süreç, yalnızca psikolojik sağlık sorunlarını ele almakla kalmaz, kişinin yaşam kalitesini de artırmayı hedefler. Kişinin duygusal ve zihinsel sağlığını iyileştirmeye yönelik profesyonel bir müdahaledir ve birçok farklı teknik ve yaklaşımdan oluşur.

Terapi çeşitlerinden bazıları;
-Kabul ve Kararlılık Terapisi (ACT)
Zorlayıcı duygularla başa çıkmayı ve kişisel değerlere göre yaşamayı hedefler. Değiştirmek yerine, düşüncelerle birlikte yaşamayı öğretir ve depresyon gibi sorunların tedavisinde etkilidir.
-Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT)
BDT, bireylerin düşünce şekil ve kalıplarının duygusal ve davranışsal sorunlara yol açabileceğini savunur. Terapist, bireylerin olumsuz düşüncelerini tanımlamalarına ve bu düşünceleri daha sağlıklı bir şekilde yeniden yapılandırmalarına yardımcı olur. Bu terapi türü, depresyon, kaygı, fobiler ve stresle mücadelede oldukça etkilidir.
-Farkındalık Terapisi
Farkındalık terapisi, bireyin anı yaşamasını ve duygu-düşüncelerini yargılamadan kabul etmesini sağlar. Mindfulness uygulamalarıyla kaygı, stres ve depresyon yönetiminde etkili olup zihinsel dayanıklılığı artırır.
Terapinin temel amacı, bireylerin yaşamlarındaki zorluklarla başa çıkmalarına, kişisel gelişimlerini desteklemelerine ve ruhsal sağlıklarını iyileştirmelerine yardımcı olmaktır. Terapistler, bireylerin içsel dünyalarını anlamalarına ve geçmiş deneyimlerinin bugünkü yaşamlarına nasıl etki ettiğinin farkına varmalarını sağlar.
Terapi, her zaman bir değişim arayışı anlamına gelmez. Kendini tanıma süreci, kabul etmekle başlar. Değişim hemen olmak zorunda değildir. Bazen iyileşmek, sadece olduğu gibi olmayı ve kendini olduğu haliyle kabul etmeyi gerektirir. Bu kabul, bir insanın kendisini daha derinden anlamasına, duygusal yüklerinden özgürleşmesine ve yaşamına yeni bir bakış açısıyla devam etmesine olanak tanır.
Terapiyi, bireylerin hayatlarını dönüştürme potansiyeline sahip bir yolculuk gibi düşünebiliriz. Birey, terapi sürecinde kendini daha iyi anlayarak ve bu farkındalığı yaşamına entegre ederek hayatını daha sağlıklı bir şekilde yönetmeye başlar.
Carl Rogers bu konuda şöyle der:
"Birey, kendini olduğu gibi kabul ettikçe, değişime ve büyümeye daha açık hale gelir."
Terapi hakkında birkaç hap bilgi:
Yapılan çalışmalar, Kabul ve Kararlılık Terapisi'nin (ACT) depresyon tedavisinde etkili olduğunu ve iyileşme sürecine büyük katkı sağladığını göstermektedir.
Duygu Odaklı Terapinin etkinliği üzerine yapılan araştırmalar, çiftlerin %90'ında sorunlarının azaldığını, %70-75'inde ise sorunlarının ortadan kalktığını göstermektedir.
Grup Terapisi, bireylerin sosyal becerilerini ve destek duygusunu artırarak yalnızlık hissini azaltır.
Kaynakça
-Guy-Evans, O. (2023, September 21). Psychotherapy: Definition, Types, Techniques, Efficacy. Www.simplypsychology.org.
-Nora. (2021, March 25). Duygu Odaklı Çift Terapisi. Nora Psikoloji. https://norapsikoloji.com/duygu-odakli-cift-terapisi
Comments